Alisse NuerA Best Model Of Turkey 2012

blog

Alisse NuerA Best Model Of Turkey 2012

,
Basın Odası

Alisse nuerA 15 Ekim Pazartesi akşamı tvem’den canlı yayınlanacak olan Best Model of Turkey 2012 finalistlerinden bir tanesini giydiriyor.

Best Model Of Turkey Güzellik değil zarafet yarışması

Best Model of Turkey yarışmasının kurucusu Erkan Özerman, 25’inci yıl heyecanını yaşıyor.  Ünlü organizatör, Deniz Akkaya, Kenan İmirzalıoğlu, Şenay Akay, Tolga Karel, Alper Aslanoğlu, Erkan Meriç, Tuğçe Sarıkaya,  Çağatay Ulusoy, Kıvanç Tatlıtuğ  gibi birçok ünlü ismin çıktığı yarışma için “Bu bir güzellik yarışması değil, zarafet ve yetenek yarışması” diyor.

* Erkan Bey, Best Model of Turkey yarışması bu yıl 25’inci kez düzenleniyor. Yarışmaya katılan gençler, kaç kişilik bir ön jüri elemesinden geçiyor? – 15’le 20 arasında değişiyor.

* Kimler var jüride? – İsim vermiyorum.

* Neden? – Çünkü herkes ben Erkan Özerman’ı tanıyorum diye kapıyı açıp geliyor. Bana niye geliyorsunuz, müracaatınızı yapın. Jüriyi de rahatsız ediyorlar. Muhakkak jüridekilerin bir tanıdıklarını bulan aileler oluyor. Çocuklardan daha çok aileler savaşıyor. Çocukları rahat bıraksınlar. Ben bu yarışmayı üniversiteye giriş sınavı halinden kurtarmaya çalışıyorum. Bu arada jürinin de birbirinden haberi olmuyor son ana kadar. “Başka kimler var?” diye soruyorlar. “Sizi ilgilendirmez, gelirseniz buyrun gelin” diyorum. Bu sayede yarışmayı ayakta tutuyorum.

* Bu yarışmanın bir modellik yarışması olduğunu üstüne basa basa söylemenizin nedeni ne? – Biz Tanrı’nın verdiği güzelliği seçmiyoruz, elbiseyi en güzel göstereni seçiyoruz. Yarışmacılara “Bana gelmeden ajansa gitmeyin, aracı kullanmayın” diyorum. Çünkü bu çocukları dolandıranlar çıkıyor. Benim temsilciliğim falan yok. 25. Best Model of Turkey yarışmasında şanslarını deneyecek olan manken adaylarına buradan çok özel bir hatırlatmam var; Best Model bir güzellik yarışması değil, moda ve tekstil sanayinin vitrini olan mankenlerin yetenek ve zarafet yarışmasıdır.

* 25 yıl önce böyle bir organizasyon yapmaya nasıl karar vermiştiniz? – Türkiye’nin tekstilde taşeron bir ülke değil de kendi markasını üreten, dünyanın kabul ettiği bir tekstil devi olmasını istiyordum. Örnek olmak için bir marka çıkarmak istedim. Bunun da adı, “Best Model” yarışmasıydı. İlk 10 sene içinde bir dünya markası oldum zaten. Ancak ne yazık ki hâlâ dünya devi olan bir tekstil markamız yok.

* Ama şimdilerde birçok moda evi ve marka var, hatta yurtdışına giden marka ve tasarımcılarımız da var…

– Bazı başarılı tasarımcılarımız var elbette. Ancak dünyaca tanınmış bir tekstil markamız halen yok. Ayrıca üzerinde durduğum diğer bir konu da 128 mankeni üne kavuşturan Best Model yarışması. Bu yarışmaya katılan genç modeller dururken, yurtdışından turist vizesi ile getirilen modelleri tercih eden tekstilciler, gençlerimize en büyük kötülüğü yapıyor. Ben bir Türk mankeni Paris’te çalıştırmak için dünyanın parasını verdiğimi, çalışma izni almak için avukatlarla, bakanlıklarla aylarca uğraştığımı bilirim.

Ama Türkiye yolgeçen hanı gibi. Herkes geliyor, işini yapıyor. Hiçbir vergi ödemeden parasını alıp gidiyor. Hâl böyle olunca mankenlik mesleğinde maddi açıdan tatmin olamayan Best Modeller, sinema ve dizi dünyasına kanalize olup ekmeklerini buradan çıkarmaya başladılar. Oyunculuğun yanı sıra televizyonun birçok dalında kendilerini kanıtlayıp şöhrete kavuştular. Özellikle televizyon programlarında sunuculuk yapan genç ve güzel Best Modellerimi zevkle izliyorum.

* Bu yılki Best Model müracaatları ne zaman bitiyor? Yarışma istediğiniz ilgiyi gördü mü?

– Şu an itibariyle 400’ü aşkın başvuru var. Son başvuru tarihi 30 Mayıs. O güne kadar bu rakam kat kat artacaktır. Deniz Akkaya ve Kenan İmirzalıoğlu’nun kazandığı yılın ertesi yılı başvuru rakamı 2 bine yakındı. Hepimiz çok mutlu olmuş ve şaşırmıştık. Bu yıl başvuranları ancak fotoğraflardan görebildim. Söyleyebileceğim tek cümle şu; jürinin işi çok zor…

* Bir düşüş mü var başvurularda? – Yok, o başvurular bini bulur yine. Kenan ve Deniz’in olduğu yıla kadar 50-60 başvuru oluyordu, onlardan sonra 2 bine yükseldi. Yani şimdiki başvurular normal. Düşünün, hiçbir yerde ilanım yok. Sadece internet sitemizde başvuru tarihlerimiz var. Diğer yarışmalar 20-30 kişi buldukları zaman dua ediyorlar.

* Hangi şehirlerden daha çok başvuru yapılıyor? – Türkiye’nin her yerinden yapılıyor. Özellikle İzmir’den çok başvuru geliyor. Dört birincimiz de İzmir’den geldi bugüne kadar. İkinci, üçüncüler de çıkıyor hep. İzmir banko. Ağrı’dan, Konya’dan da çıkıyor.

* Siz bu kadar uzun süredir bir ajans açmayı düşünmediniz mi? – Olmaz ki… O zaman bitaraf olamazsın. Dürüst olmaz. Ben mesleğimi 53 senedir dürüstlükle yapıyorum, o yüzden Avrupa’da da zirvedeyim. Başka bir Türk yok.

* Sizi beklerken birçok kişinin başvuru yaptığını gördüm. Hepsi eli yüzü düzgün gençler. Onların arasından nasıl eleme yapılıyor/ Sadece fotoğraflarına bakarak neyi değerlendiriyorsunuz ilk etapta? – Doldurduğu formda boyu, posu, okulu hepsi geliyor önümüze. Geçen sene jüri benim yüzümden çok rahatsız oldu.

* Neden? – “Buraya gelenlerin fotoğrafları kötü, kendileri iyi” dedim, jürinin huzuru kaçtı. Geçen sene 300 kişinin 300’ünü de fotoğrafa uyuyorlar mı diye çağırdık. Bu sene yine jüri yandı!

* Şimdi photoshop da çıktı, işiniz zor gerçekten…

– Hayır, öyle photoshop’lu fotoğraflar gelmiyor. Kötü fotoğraflar geliyor. Bundan 10 sene önce ayağında çorap üstünde donla fotoğraf gönderen olmuştu. Jüri yerlere yattı gülmekten ama ben “Kimseyle alay edemezsiniz” dedim. Çünkü o genç olayı bilmiyordu ama gönlü benimle beraberdi. Fotoğrafı derhal yok ettirdim. Bir aday da babasıyla gelmişti başvuru yapmaya. Ben anne babalarıyla gelenlere çok kızıyorum. Mürebbiyeyle dolaşır gibiler.

Kişilikli olsunlar istiyorum. Bahsettiğim o çocuk fena değildi. Arkadaşım mahalle arasında bir fotoğrafçıda görmüş. Ben fotoğrafları bıraktım, arkadaşlar seçmişler ben yokken. Gelince sordum, elenen fotoğrafları çöpe atmışlar. Çöpten çıkarttırdım resimleri ve o çocuğu yarışmaya çıkardım. Çöpten fotoğrafını çıkardığım bir diğer isim de Burak Özçivit’ti.

* Sizde ilginç hikâyeler çok, başka var mı paylaşabileceğiniz? – 2007’de birinci olan Kaan Aypulat’ın ajansı, fotoğrafını yanlış göndermişti. Fotokopinin fotokopisini yollamışlardı. Ben “Doğru fotoğraf gönderin” dedim, göndermediler. Sonra çocuğun kendisini getirin dedim ve o çocuk birinci oldu.

* Siz artık işin piri olduğunuz için kimden model olur kimden olmaz şıp diye anlıyorsunuz sanırım… – Hem kendi bilgim hem de Allah’ın bana verdiği bir şey var. “Bundan olur, bundan olmaz” diyebiliyorum. Ama bu yılların birikimi.

* Best Model of Turkey dışında ilgilendiğiniz bir organizasyon var mı?

– Altı senedir Bulgarlar çocuk mankenlik yarışması yapıyor. Bu sene Türkiye de katılıyor. 4-9 yaş arası birinci grup, 10-14 yaş arası ikinci grup. Ben fotoğraflar üzerinden seçme yapıp, onların kendilerini bir oyunda hissetmelerini sağlayacağım. 10 çocuktan kurayı kim kazanırsa yarışmaya o gidecek.

Çocuklar yarışma stresi yaşamasın diye gayret ediyorum. Benim en büyük endişem aileler. Küçük yaşta çocuklarını meşhur edip dizilerde oynatmak, onların üstünden büyük paralar kazanmak isteyen aileler var. Çocuklarından çok kendilerini düşünüyorlar. Çocukları hem stresten hem de ailelerin baskısından kurtarmaya çalışıyorum.

* Ne zaman yarışma? – 15 Mayıs’ta “Best Child of Turkey”i seçeceğiz. 20 Mayıs’ta da çocuklar aileleriyle birlikte Bulgaristan’a gidecek. Yarışma bir oyun gibi olacak.

0

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi*

RANDEVU AL